0(212) 299 11 95 omomarmara@gmail.com

KAMUOYUNA SAYGIYLA DUYURULUR

Son günlerde kamuoyunun yakından takip ettiği Artvin Cerrattepe’de madencilik faaliyetlerine ilişkin olarak yaşanan gelişmeler hakkında TMMOB Orman Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi olarak görüşlerimiz aşağıda bilgilerinize sunulmuştur.

Öncelikle Artvin ilinin doğal yapısına dair kısa bilgi verilecek olursa; Artvin, sınırları içinde toplam 1268 takson (112 familya, 502 cins), 119 endemik takson (26 familya, 67 cins) bulunan, bu çeşitliliği ile Türkiye florasının yaklaşık % 13’lük kısmını oluşturan aynı zamanda ülkemizdeki 2700 endemik türün yaklaşık % 4.4’ünü barındıran, bununla birlikte florası henüz tam olarak kapsamlı bir şekilde araştırılmamış olan ilimizdir. Faunası bakımından ise öncelikle çok önemli kuş alanlarından biri, özellikle yırtıcı kuşların göç ederken geçtikleri boğazları ve üç büyük sıradağın (Soğanlı, Kaçkar ve Karçal Dağları) yer aldığı bir konumdadır. Artvin; boz ayı, yaban domuzu, kurt, çakal, tilki, su samuru, vaşak, yaban kedisi, ağaç sansarı, kaya sansarı, porsuk, dağ keçisi, çengel boynuzlu keçi, tavşan, kızıl akbaba, keklik, dağ horozu, çulluk, yaban ördeği, kumru, sarıasma, karabaşlı iskete, ardıç kuşu, güvercin ve ağaçkakan gibi türleri içeren, biri yöreye özgü Vipera pontica türü olmak üzere, en az üç engerek yılanı türünün kaydedildiği aynı zamanda çok sayıda kelebek türünü barındıran zengin bir yaban hayatına sahiptir. Ek olarak, Artvin ilinde ülkemizin de taraf olduğu Avrupa'nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarının Korunması Sözleşmesi  hükümlerince (Bern Sözleşmesi) kesin olarak koruma altında olan 100’den fazla kuş türü, 11 tane memeli, 3 tane sürüngen ve 2 tane amfibi bulunmaktadır (Tilki ve ark, 2010)[1].

Artvin korunan alanlar içerisinde de ülkemizde çok özel konumda olan illerimizden biridir. Koruma alan türleri açısından neredeyse tüm koruma alan statülerini barındıran ilimizde; Hatila Vadisi Milli Parkı, Karagöl – Sahara Milli Parkı, Karagöl Tabiat Park, Altıparmak Tabiat Parkı, Çamburnu Tabiat Koruma Alanı, Camili-Efeler Ormanı Tabiat Koruma Alanı, Camili-Gorgit Tabiat Koruma Alanı, Artvin Yusufeli Çoruh Vadisi Yaban Hayatı Geliştirme Sahası, Kamilet Doğu Kayını Tabiat Anıtı, Melodere Doğu Ladini Tabiat Anıtı ve UNESCO’nun İnsan ve Biyosfer (MaB=Man andBiosphere) Programı kapsamında  Türkiye’nin tek biyosfer rezerv alanı olan Macahel Vadisi yer almaktadır.

Yukarıda kısaca doğal zenginliği hakkında bilgi verilen Artvin ilinin Cerattepe mevki ile Genya Dağı'nı kapsayan kısmında yapılması planlanan madencilik faaliyetleri 1990’lı yıllarda başlamış ve bölgedeki Sivil Toplum Kuruluşları, TMMOB ve Türkiye Barolar Birliği tarafından başlatılan hukuk mücadeleleri ile bunun önüne geçilmiş ancak bu konudaki ısrar günümüzde tekrar ortaya çıkmış, doğasını ve kültürünü korumak isteyen Artvin halkının kitlesel tepkisine neden olmuştur. Mevcut durum itibari ile, ruhsat sahibi son şirketin aldığı ÇED olumlu kararı idari yargı tarafından 2014 yılı sonunda iptal edilmiş, Mahkeme kararı davalılar tarafından yürütmesinin durdurulması talebi ile birlikte temyiz edilmesi üzerine Danıştay davalıların yürütmeyi durdurma talebini reddetmiş ve henüz kesin kararını vermemiştir. Bu arada ilgili şirket yeni bir ÇED olumlu kararı alarak faaliyete geçmek için çalışmalara başlamıştır.

Bilindiği üzere devlet ormanlarında madencilik faaliyetleri için izin hükümleri 6831 Sayılı Orman Kanununun 16. maddesinde düzenlenmiş ve bu maddeye ilişkin olarak bir de uygulama yönetmeliği yürürlüktedir. Kanunun 16. Maddesi Devlet ormanlarında ve Devlet ormanları sınırları içindeki “tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları,  orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda” madencilik faaliyetlerine izin verebilmektedir. Kanunun madencilik izinlerini düzenleyen 16. Maddesi, kanunun 17. maddesinde verilen izinlerin aksine “kamu yararı” şartını aramamakta, 17. madde de kullanılan izin başvuruları için “izin verilebilir” ifadesi yerine de madencilik talepleri için doğrudan “izin verilir” ifadesini içermektedir. Bu bağlamda ormanların ve doğanın madencilik faaliyetlerine karşı yasal olarak sadece ÇED raporları ve mahkeme kararları ile savunulma şansı bulunmaktadır. ÇED raporları konusunda ise, Çevre Mevzuatının nihai süreçte bütün yetkiyi Bakanlığa vermiş olması ve ülkemizdeki ÇED raporu hazırlama sürecinde, ÇED raporu hazırlamaya yetkili büroların talep sahipleri ile doğrudan teması ve talep sahiplerinin ihtiyacına uygun rapor hazırlamaları, sürecin sadece şekilden ibaret ve temel amacına uygun olmayan bir durumu karşımıza çıkarmaktadır. Dolayısıyla, yasal olarak ormanların madencilik faaliyetleri ile aşırı tahribinden korunması için tek çare Yüce Türk Yargısı olmaktadır. Ancak, çevre davalarında idare usul hukuku açısından özel düzenlemelerin olmaması, verilen kararlardan sonra konunun esasına yönelik yeniden idari işlem tesis edilmesi ve yeni dava konusu yaratılması, yargılama süreçlerinin de uzaması neticesinde telafisi imkansız zararlar ortaya çıkmaktadır.

Bugün Artvin halkının doğasını, ormanlarını ve kültürlerini korumak amacıyla ortaya koydukları tepki hukuki boşluklardan yararlanan şirket ve idarecilerin tutumlarına karşı telafisi imkansız zararları önleme gayretidir. Kaldı ki, Anayasanın 26. Maddesi, herkesin düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğunu belirtmiş bununla birlikte 56. maddesi ile de; herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu, çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemenin Devletin ve vatandaşların ödevi olduğunun altını çizmiştir. Artvin halkının da bu ödevi eksiksiz yerine getirdiğinden şüphe bulunmamaktadır. Konuya ilişkin 2872 Sayılı Çevre Kanununun 30. Maddesi ise çevreyi kirleten veya bozan bir faaliyetten zarar gören veya haberdar olan herkesin ilgili mercilere başvurarak faaliyetle ilgili gerekli önlemlerin alınmasını veya faaliyetin durdurulmasını isteyebilme hakkına sahip olduğunu düzenlemiş ve Artvin halkının kanunun tanıdığı bu hakkı kullandığı da ortadadır. Yine Anayasanın 169. maddesi Devletin, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyacağını, ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemeyeceğini emretmiştir. Ormanlar konusunda özel hassasiyet gösteren Anayasamızın 169. maddesi ormanların daraltılmasına neden olan suçlar için özel ve genel affın çıkarılmayacağını da belirtmiştir.

Diğer taraftan Artvin Orman İşletme Müdürlüğü tarafından henüz saha tesliminin yapılmadığının belirtilmesine rağmen, ilgili şirketin bu bağlamda madencilik faaliyetlerine başlaması halinde ise 6831 Sayılı Orman Kanununun 92. Maddesi hükmünce izinsiz maden ocağı açmak ve işletmek fiilinden ağaç kesme suçunun cezası saklı kalmak üzere 2 ile 7 yıl arasında hapis cezası ile yargılanacaklarını hatırlatmakta yarar görmekteyiz. Ayrıca suçun şahsiliği ilkesi gereği hakkında işlem yapılacak olanlar bölgedeki şirket yetkilisi ya da yetkilileri ile fiili gerçekleştiren çalışanlar olacaktır. Orman davalarının acele işlerden sayılması nedeniyle suçu işleyenler hakkında da Cumhuriyet Savcıları doğrudan dava açacaklardır. Dolayısıyla ortada orman suçunun varlığı halinde Ceza Muhakemesi Kanununun 90. Maddesi gereği, kişiye suçu işlerken rastlanması halinde herkes tarafından geçici olarak yakalama yapılabileceğinden, Artvin halkının bu konudaki duyarlılığı ve hassasiyeti anlam kazanmaktadır.

Ayrıca Artvin’de yaşanan bu gelişmeler karşısında Artvin Orman İşletme Müdürlüğünde baskı ve bürokrasiye karşı görevlerini yapmaya çalışan Orman Mühendisi meslektaşlarımıza mahkeme kararlarını beklemelerini bu esnada saha teslimi yapmamalarını, sahada ısrarla kalma gayretinde bulunan şirket yetkilileri hakkında 6831 Sayılı Orman Kanununun 17. maddesinde tanımlanan ve 93. maddesinde yaptırımı belirlenen temel cezası altı aydan iki yıla kadar hapis olan “orman içine izinsiz yerleşilmesi” fiilinden suç zaptı tutularak suç duyurusunda bulunmalarını, kendilerine mahkeme kararının beklenmeden işlem yaptırılmaya zorlanması halinde üstlerince verilen emrin Anayasanın 137. maddesinde belirtildiği üzere yazılı olarak verilmesi konusunda talepte bulunmalarını önermekteyiz.

Sonuç olarak,

Dünyanın sayılı ekosistemlerinden birine sahip Artvin ilinde yapılması planlanan madencilik faaliyetinin kesin yargı kararı açıklanana kadar telafisi mümkün olmayan zararların doğmasını önlemek amacıyla durdurulması gerekmektedir.

Bununla birlikte ormanlarda madencilik faaliyetlerinin düzenlendiği hükümde değişikliğe gidilerek kamu yararı ölçütünün kanuna eklenmesi, koruma statüsü bulunan sahalarda madenciliğe izin verilmemesi düzenlenmelidir.

Ülkemizin biran önce Çevresel Konularda Bilgiye Erişim, Çevresel Karar Verme Sürecine Halkın Katılımı ve Yargıya Başvuru Sözleşmesine taraf olması ve ÇED süreci aşamasında bu sözleşmeye uygun hareket etmesi ayrıca ÇED sürecinin raporlarının hazırlanması talep edenle ilgili büronun temasının olmadığı bir yapıya kavuşturulmalıdır.

Çevre konularında görülen davalarda mahkeme kararlarını etkisiz hale getirecek usul uygulamalarında değişikliğe gidilerek gecikmiş adaletin adalet olmadığı bir düzenlemeye geçilmeli bu konuda yasal değişiklikler yapılmalı ve çevre konularında önleyici hukukun oluşturulması sağlanmalıdır.

Son söz olarak doğasını, ormanlarını ve kültürünü koruyan ve gücünü yukarıda belirttiğimiz üzere Anayasa ve ilgili kanun hükümlerinden alan Artvin halkının yasal sınırlar içerisindeki mücadelesini desteklediğimizi, TMMOB üyesi olan odamızın bu konudaki desteğini her zaman verdiğini ve vermeye devam edeceğini kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunarız.

                                                                                             

Orman Mühendisleri Odası

         İstanbul Şubesi

        Yönetim Kurulu

 



[1]Tilki, F., Tüfekçioğlu, A., Terzioğlu, S., & Başkaya, Ş. (2010). Artvin yöresinde biyolojik çeşitlilik, biyoçeşitliliği tehdit eden etmenler ve öneriler.

Sayfayı paylaş  
SIKÇA SORULAN SORULAR
 
Odaya Nasıl Üye Olabilirim?
Öğrenci Üyeliği Nedir?
Öğrenci Üye Nasıl Olabilirim?
Tümünü Görüntüle
 
MESLEKTAŞLARIMIZDAN HABERLER
 
BAŞVURU & TESCİL
 
Serbest Meslek Mensupluğu (SMM) kapsamında staj başlatma ile ilgili formlara buraya tıklayarak elde edebilirsiniz.

Serbest Meslek Mensupluğu (SMM) kapsamında tescil ettirmek için buraya tıklayarak elde edebilirsiniz.

 

 
 
 
BİZE HEMEN ULAŞIN

Orman Mühendisleri Odası
İstanbul Şubesi

Adres: Mecidiyeköy Mah. Büyükdere Cad. No:73 Kat:6 D:11
Mecidiyeköy Şişli/İSTANBUL

Email: omomarmara@gmail.com Telefon: 0(212) 299 11 95

E-BÜLTEN


Orman Mühendisleri Odamıza ait elektronik bültene üye olarak İstanbul Şubemiz hakkındaki gelişmeleri düzenli olarak takip edebilirsiniz.
Üye olmak için tıklayın

TWITTER'DAYIZ
FACEBOOK'TAYIZ
© 2015 Her hakkı saklıdır. - Orman Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi